GELECEĞİN SÜPER ÜÇLÜSÜ EPİGENETİK, ASTROLOJİ, PSİKOLOJİ

Canım Türkiye’m öyle güzel, samimi insanların coğrafyası ki. Her bir bölgesinin zengin çeşitliliği ülke sınırlarını aşacak kadar da plasebo etkili ’’SPRİTÜEL ENERJİ ANAVATANI’’dır.

Her birimiz için gökyüzünde sonsuz kombinasyon şeklinde sonsuz imza  var.  ‘’Atronomik imza’’  yaşayan her insanın doğum anındaki gökyüzüdür. Farklı gökyüzü imzaları taşısakta benzer zaman ruh birlikteliği yaşıyoruz. ‘’ Zamansal birlik deneyimi ‘’şeklinde de  (ahir zaman) ifade edebiliriz.

İnsan davranışlarını özellikle ilişkileri sorgularken ‘’nedensellik ve sonuç’’ üzerinde amatör bakış açısıyla yaklaşırdım. Süreç ilerledikçe sorgulamalarım, insan üzerinden evrensel bilince doğru yol aldı. Yanlış zaman yolcusu olduğumu düşündüren süreçlerle karşılaşsam da, yolun sınırlı algım dışında sonsuz açılıma sahip olduğunu gördüm. Kırılma noktasından sonra Doğum haritamdaki mevcut potansiyeli de sorgulamam sebebiyle gökyüzü yolculuğum çerçevesinde tanımadığım gökyüzü sahiplerine misafir olacaktım. Hayatın bilinmezliğinin sonsuz zevkli yanı gökyüzüme ayak bastığım zaman başlamış biraz geç anlasam da.

En baştan hatırlatmakta fayda var. Astroloji, tedavi, aracı değildir. Astronomi kapsamındaki bilimsel verilerin yorumlanmasıdır. Bu sebeple yazımın içerisindeki genel anlatımı baz alarak kişisel haritalarınıza teşhis koymayın. Yazımı okuyor iseniz ‘’aa bende de var’’ gibi yorumlar içinizden geçiyorsa bir doktora görünmeniz sağlıklı olacaktır. Ki, Doktor imzası olmadan eczaneden ilaç alamayız.

Gelelim esas konuya, duygularımıza.

Deneyimlediğim Bipolar ve Sınır kişilik bozukluğu (Borderline)’na yatkın potansiyelli haritaların çoğunda çocukken geçirilen taciz/tecavüz, ya da atalardan gelen yatkın aktarımlar vardı. Özellikle kadın haritaların yüzdesel olarak önde olması bu yazıyı yazmam da ki itici güçtür. Kadının önemini vurgulayan İslam dinine mensup bazı kişilerin, yaşadığını farzederek uyguladıkları zihinsel, psikolojik, fiziksel şiddetin nesillerararası ruhsal aktarımına şahit olmak üzüntü verse de gelecekteki pşise algısının gücünü hissettikçe ümitvar oluyorum.

‘’Duygularda, insan ilişkilerinde, davranışlarda dengesizlik ve aşırı kaybetme korkusunun hakim olduğu borderline kişilik bozukluğu; genellikle çocuklukta yaşanılan önemli bir kayıp, anne-baba ile olan bağın dengesiz olması, travma, kötü muamele ya da duygusal olarak yoksun kalmak gibi tecrübelere dayanmaktadır. Dört önemli kriter varsa borderline kişilik bozukluğu tanısı konulabilir. Bunlar; (1) ruh hali dengesizliği, (2) dürtüsellik, tehlikeli ve kontrol edilemeyen davranışlar, (3) kişilerarası psikopatoloji yani sorunlu ilişkiler ve (4) düşünce ve algıda çarpıklıktır. ‘’ ( CEM KEÇE)

“İki uçlu duygu durum bozukluğu bipolar bozukluk, riskli davranışlar nedeniyle ilişkilere ve kariyere zarar veren, tedavi edilmediğinde ciddi sorunlar ortaya çıkan ruhsal bir hastalıktır. Bipolar bozukluk her yaşta görülebilir ama en sık 20’li yaşların başında ortaya çıkar. Tüm dünyada benzer sıklıkta görülmektedir. Kadınlar ve erkekler arasında görülme sıklığı açısından fark yoktur.   Bipolar bozukluk aile hayatında ciddi aksamalara neden olabileceği ve aile içinde aşırı bir stres yaratabileceği için diğer aile üyeleri de özellikle ruh sağlığı alanındaki uzmanlardan yardım alabilir.” Prof. Dr. Ayşegül Yıldız

Bireylerin kişisel doğum haritalarında varoluşsal veya nevrotik krizleri geçirme potansiyellerini başkaları için tehlike, “sesleri” duyma, hissetme konusundaki sürekliliği,  modern tıpta “işitsel /duyumsal halüsinasyonlar” olarak somutlaştırılabilir. Bendeniz de söz konusu durumu gezegenlerin yaymış oldukları enerjiler kapsamında açıklamaya çalışacağım.

İlk olarak Hint Astrolojisine göre KOÇ burcundan geçen Uranüs var. Kollektif gezegen olan Uranüs Vedik Astrolojisi yorumlarında kullanılmasa da sosyolojik demografik yapıları incelerken kullanmayı şahsım adına tercih ediyorum. Uranüs, Doğal Zodyak başlangıcı  ‘’Koç’’ ta. Koç burcunun karşısındaki Terazi ‘ye de selam çakan Uranüs, Koç-Terazi , Ben-Sen (İlişkiler) aksında,  sınırlandırılan, yok sayılan duyguların dayandırıldığı, sistemleştirildiği, maddeleştirildiği tüm ilişki modellerinde ani bitiş , başlangıçlar getirebilir. Öncü ve Ateş grubundan olan Koç, bireyselliğini ve hayatının tüm sorumluluğunu ele almak ister.  Bu sebeple ilişkiler boyutunda ortaya çıkan duygusal durumların fiziksel boyuta indirilerek atalardan gelen tüm negatif inanç / kodlamaların bilinçaltında şifalandırılması gereken zaman dilimindeyiz. Takva dairesinde olmak demek te  duygusal, fiziksel, zihinsel, psikolojik olarak hayatının sorumluluğunu ele alıp Kurban bilincinden çıkmak demektir. Aksi takdirde Kabir âlemini merak etmene gerek yok. Çünkü illüzyon bir cennette, cehennemini isteyerek yaşıyor olabilirsin. Bilinçaltının farkına varmadığımızda bilinçli bir şekilde yaratımlarımızı olumsuzlaştırabiliriz.. Tam da Uranüs bizden bunu istiyor. ‘’Kendine sahip çık’’.

Yeryüzünde sebepler zuhur ederken peki gökyüzünde neler oluyor.
Ay, zihnin belirtici gezegenidir. Merkür sinirleri ve beyin tarafından kontrol edilen iletişim yeteneklerini yönetir. Doğal Zodyak ta Merkür 3. Evi (akıl) , Ay (anne, huzur, yuva, temel kavrama gücü) 4. evi, Güneş ise 5. Ev (çocukluğumuzu, duygusal huzuru) yönetir. Duygusal depresyon, kişinin içinde bulunduğu mutluluk duygusuna ait barışın zedelenmesidir. Zihinsel yetersizliklere, başa çıkamayacağına dair endişeler kaygı ve depresyonu tetikleyebilir.

 Harita da ilk bakılan yükselen yöneticisi gezegenin bulunduğu ev ile aldığı açılardır. Yükselen yöneticisinin 6-8-12 evlerle bağlantısının yanı sıra, RAHU-KETU, Mars ve Satürn açısı ciddi zihinsel baskı meydana getirebiliyor. Özellikle SADE SATİ , Kantaka ve Astami Sani dönemlerinde ayyuka çıkan, anlam verilemeyen ruhsal-duygusal-zihinsel dalgalanmaların Yaşanan gezegen gücüne göre etki seyri gösterebiliyor. Örneğin, Sade Sati sürecinde olan kişi KETU yada Ay dasa yaşıyorsa çevresi tarafından ‘’sana ne oluyor’’, kendisi tarafından ‘’neden ben böyle hissediyorum.’’ düşünceleri sürekli rahatsızlık verebiliyor. Güvende hissetmeme duygusu genellikle anlaşılamamaktan kaynaklanabiliyor.

 Doğum haritasında güçlü yerleşimli bir Merkür ve Jüpiter, baskıcı gezegen potansiyellerini şifalandırma / iyileştirme potansiyelini yükseltebilir.

 Aşırı kaybetme korkusu yaşıyorsanız, 7. Ev yöneticisinin KETU bağlantısı, Venüs’ün Satürn ile açısı ve derecesel kavuşumu,

Depresyon, anksiyete, panik atak yaşıyorsanız,  AY-Satürn-Venüs kavuşumu, görünümü, Ayrıca ayın 6-8-12 evlerde yerleşmesi,

Duygu durum bozukluğu yaşıyor, gerçek algınızı kaybediyorsanız, 4. Ev yöneticisi, Venüs ve yükselen yöneticisinin RAHU, SATÜRN kavuşumu görünümü, 6-8-12 evlerle le kurduğu kontak yeryüzünde yaşanılan süreçler hakkında bilgi verebiliyor.

 Tekrar söylüyorum. Astroloji, tahmini potansiyel yorumlamasıdır. Anlatılan durumlar siz de varsa, ihmal ettiğiniz kendiniz için uyarıcı nitelikte olabilir. En kısa zamanda bir hekime görünmenizi tavsiye ederim. Astroloji, ışıktır. Aydınlatır. Karar size aittir.

Sebepler zuhur ettikçe , aslında en temel duygularımızla imtihan olarak öz’e doğru bir bilinç geliştirme sistemi üzerinde kurulmuş sistem. Bize ise düşen sistemi farketmek ve ona doğru yürümek. Aşka, sevgiyle….

GURUSEYYAH

İLETİŞİM : GURUSEYYAH@GMAİL.COM