EZOTERİZM EŞİLĞİNDE KÖK ÇAKRANIN GÖÇEBE RUH İLE RUHSAL HAFIZA YAPISI

blocked-chakras11.jpg

Fiziksel doğum gerçekleştiğinde fiziksel  varlığınızın kabulü merhamet-şefkat ve gözyaşı  üçlüsü ile karşılanır. İlk bakışınız, kime benzediğiniz, saçınızın fazlalık ölçüsü vb… benzetilmeye başlanır köklerinizle bağı olan kişilere sevinç çığlıklarıyla….

Anne rahmine düştüğümüz ilk anda da boş bir  yere kök salmaya başlarız. Bizim ilk dünyamiz anne rahmidir. Dış dünya ile deneyimlerimiz ve hislerimiz anne kanalı aracılığıyla tanımlanmaya başlar. Kendinizi huzurun kollarında hissederken birden kapı açılır ve ‘’Hadi bakalım. Dünya denen meydana senin de çıkma vaktin geldi.’’ der. Bu yüzden de her doğum da bebekler ağlar.  Kapıdan çıkma olayının da olumsuz seyri doğum tramvası dediğimiz (fizyolojik ve psikolojik ciddi etkileri olabilecek ) olaylarla karşı karşıya bırakabiliyor. Anlıyoruz ki, dünyaya gelişimizde bilge olarak gelmiyoruz ama duyguları ve hisleri sezgisel kavrayışımızla geliyoruz. Ekmek, aş gibi ihtiyacımız olanın ‘’SEVGİ’’olduğunu yıllar sonra belki de keşfederek.

 Siz ‘’kök çakra’’ yani rahim de iken , annenizin yaşadığı acı, üzüntü, sevinç kısaca tüm maddi manevi deneyimler hayat yolunuzun harmonisi içerisinde kendini hissetterecek enerjilerdir. Gökyüzünün gezegensel yazılımlarıdır.  Kollektif ya da atalardan aktarılan miras enerjilerdir. Astroloji haritalarında da ‘’Ruhsal DNA’’ aktarımı olarak köklerle ya da atalarla ilgili sorunsalları görebiliyoruz.  Anne rahmindeyken Ruhsal hafıza kayıtlarınızı ‘’Spiritüel Check-up’’ dediğimiz Astroloji Danışmanlığı ile öğrenebilirsiniz.

Oysa ki dünyaya ağlayarak geliriz. Sevgi çemberine alınan bedenimiz ve ruhumuz  , henüz bilinçli algılayamasa da hislerinin, duygularının tercümanlığını kısaca öz bakım ihtiyaçlarını konuşamadan iletebilme becerisi ile geliyorlar.

Ve zaman olgusu içerisinde geçen yıllarda bedensel büyüme gerçekleşirken bedenlerimizin gelişimiyle paralel gitmeyen bilincimiz iki arada bir derede kalmışlık’’ ait olmama/olamama yaşatabiliyor. İşte burada başlıyor sorgulamalar. Bitmek bilmeyen, anlamlandırılamayan , tatmin olmayan, NEDEN, NİÇİN, NEREDE, HANGİSİ …… (Nihilizm akımı devreye giriyor.) Tüm soruların gölgesinde fiziksel Dünya da var olsa da ruhen tutarsızlıklar insanları sarsıp ‘’Gölge Hayatlar’’ gibi bağımlı yaşamalarına sebep olarak intihar vakaları olarak haberlerde görebiliyoruz.  Dünya da tıbbi ve psikoloji ye yönelik hizmet veren her mekanın bir Astroloğu mutlaka olmalı bence…. Ki gelecekte kaçınılmaz bir durum olacağa benziyor.

Ezoterik felsefenin sembollerinden bir tanesi “ağaç” sembolü olup, birçok din ve mitolojik hikayede yer almaktadır.

Toprağa (merkeze)  uzanan kökler, gökyüzüne kadar yükselen dallar,  yeryüzü ve gözyüzünün evliliğini, yani vuslatı (kavuşumu) anlatır.  Birleşim ile  birlik duygusu ve kökü ortaya çıkardığını,   bütünlük kavramını anlatır. Kolektif ve atalarımızdaki ruhsal bağlanmayı da gösterir.

Ağaca dönüşme teması, diğer bir anlamda “uyanış” olarak bilinir. Uyanmak aslında bilincin genişlemesi yani farkındalıktır. İslam dininin de şuur dini olduğunu hatırlatalım. Şuur eksenini bilincimize yerleştirdiğimiz an , herşeyin değişimin başlancı olsa da geleceğin korkulu kaygı depresyonu duygusunu herkesin yaşayabileceğini de hatırlatalım.

Gelelim gökyüzündeki durumlarımıza.

Astrolojide 4.ev annemizi , köklerimizi, atalarımız, kollektif enerji mirasımızı, anavatanımızı temsil eder..

4.ev yöneticisinin Rahu ile kavuşumu ya da 4. Evde RAHU yerleşmesi, bağlanma, aidiyet sorunsalı ile göçebe bir ruha işaret edebiliyor.

4.evde AY-KETU yerleşmesi anneden gelen ruhsal aktarımı ifade edebiliyor. (anne gibi olmak istemezken onun yaşadığı duygularla yüzleşmek)

4.evde Mars-Ketu olması ise kişiyi kendi ülkesinden uzaklara yönlendirir. Kişi annenin yaşadığı üzüntülerle ilgili kadınlara karşı bilinçaltında farkedilmeyen hem cinslerini kabul etmeme durumu ortaya çıkabiliyor. Erkek ise kadınlarla ilişki kurmak istese de farkında olmadan agresif tutumlar görülebiliyor.

4.ev aynı zamanda mutluluk evimizdir. Mutluluğumuza gölge düşüren farklı varyasyonları görebiliriz. Mesela 4. Evde yerleşen Rahu, bir yuva arar. Ailesinin evinde huzuru hissedemeyebilir. Genellikle 4. Ev Rahu yerleşimi kişiyi doğup büyüdüğü topraklardan uzaklara yönlendiren itici güç oluşturur.  Hayallerin arzusu ‘’huzur’’ , huzursuzluğu  ise ‘’Rahu’’ dur.

Ruhsal doğum ile gerçekleşen yeni ‘’SİZ’’  içsel dünyanızda daha da oturttaracak anlamını… ‘’ACI’’ kelimesinin ‘’üç harfli’’ dediğimiz varlıklardan olmadığını, anlamını hissetmeye başladığımız yaşamsal olaylar ile tekamülümüzdeki basamakların kanalı olduğunu ve  değersizlik, yetersizlik, kayıp, çaresizlik, bağımlılık vb… hislerin yaşandığı durumların şifaya açılan kapısı olduğunun bilincine erdikten sonra inziva halini yaşamak sizin için mutluluğunuzun olmazsa olmaz şifa aracı olabilecektir.

Herşeyden önemlisi de okuduğumuz tüm metinler ve görseller, kendimize sorabilme cesaretini uyandıracaktır.  Yaşam amacınızı bulmak için hislerinizi baz alsa da somut olarak done kapsamında yolunuz astroloji ile kesişecektir.

Ruhsal doğum neticesinde gerçekleşen ^’UYANIŞ’’ ağacınızla bütünleşmeye karar verdiğinizde , evrelsel bakış açısını kabul etmeye cesaret edebildiğimizde , beşeriyatın dayattığı kapitalizmin ‘’Mutsuzluğun Moda Akımı’’na varoluşunuz ile karşı durup ‘’UYUMSUZ ‘’ olduğunuzda gerçek sizi yaşamanın keyfine doyamayacaksınız.

Unutmayın, limit sonsuz gökyüzü.

 

İLETİŞİM:    guruseyyah@gmail.com

www.guruseyyah.com