ASTROLOJİDE ÖZDEGER VE BAĞIMLILIK

Analizlerimde ve danışmanlıklarımda sıkça karşılaştığım, özellikle uzun süredir de üzerinde düşündüğüm ‘’öz değer eksikliği ve korku’’ konularını  astrolojik yaklaşımla analiz etmek istedim.

Hayatın getirdiği geleneksel seronomi yaklaşımlarında yer almak istemeyenlerin uyumsuz olarak nitelendirildiği, kendini arama ve sorgulama gerçekliği karşısında algısal toplumsal bakış açısının kişiye zarar verdiğini tanık oldum.

‘’Kendi’’, birey olma bilincinin muhteşem yaratıcılığı, bağımlılıklarla örselenirken, kendi kendini hayatına yük yapan ruhların anlaşılamadıklarının umutsuzluğuna ümit olabilmek adına birşeyler karalamak istedim.

Şimdi gelelim bazı yerleşimler  ile konuyu  incelemeye çalışalım.

Rahu yükselende ya da yükselene görünüm yaptığında kişiye kendisiyle ilgili tatminsizlik yaşatabiliyor. Unutkanlık, kafa karışıklığı, kararsızlık gündemde olabiliyor. Tabii ki Rahu yükselene yerleşmesi, görünüm yapması ile Güney Ay Düğümü KETU da 7. Eve yerleşiyor ya da 7. Eve görünüm yapıyor. Manası ‘’bağımlılık’’ içeriyor.  Aileye ,sevgiliye, eşe olan bağımlılık (onaylanma , kabul görme ihtiyacı) ön plana çıkıyor. İçsel güvenlik arayışı dışarıda aranıyor. Anlam verilemeyen düşünceler zihni hem yoruyor hem de dağıtıyor. Kişi bu sıra da almış olduğu kararlarda istikrarlı olamıyor. Bu yerleşimin öğretici dersi’’bireysellik’’ oluyor. Zorlayıcı olsa da ders alındığında zamanın tınısı an’ın vermiş olduğu huzuru yudumluyor insan. Bu sebeple ‘’Bağlı ve bağımlılık’’ kavramı , geleneksel kültür yapısına dahil bireylerin psikolojik karmaşa yaşamasının sebepleri arasına  girebiliyor.

Yükselen lordunun dusthana dediğimiz 6-8-12. Evlerde olması kişinin kendini değersiz bulmasına, kendini kabullenemeyişine, zihnen de sürekli bu durumu farkında olmadan sorgulayarak içten içe kırılmalar yaşamasına sebep olabiliyor.

Su grubu burçlarıyla yoğun bağlantı ‘’duygusal güvenliği ‘’ ön plana çıkartırken, toprak grupların da ‘’madde’’ (para-güç) güvenliği, ateş grubunda ise ‘’heyecan’’ (aşk,sevgi) ön plana çıkarabiliyor. Tüm bunlar genel etki olsa da bireysel horoskop gezegen yerleşimlerinin incelenmesi büyük önem içeriyor.

6.ev yöneticisinin de 4. Ev de olması( 4 lordunun da 6. Evde olması) kişinin zihninde, mutluluğu, sevgiyi kendine layık görememe veya anne ile zihinsel, ruhsal bağlanma sorunlarını ortaya çıkartabiliyor. Ay –Satürn, Satürn- Venüs kavuşumlarında da kombinasyonların durumuna göre mutluluk kavramıyla ilgili sorunlar nüksediyor. Kişi sevmekten, ilişki de bulunmaktan korku yaşayabiliyor. Tabii ki de Satürn ile yerleşen her gezegen kombinasyonu olumsuzluk içermiyor.

Örneğin Ay-Satürn kavuşumu kişi çok yönlü olma potansiyeli verebilse de , özgüven eksikliği ya da kendini bunu layık görememe gibi sorunsallar nedeniyle farkındalık geç oluşabiliyor.

Astroloji yeryüzünde yüzleşmekten korktuğumuz her ne varsa ,  gökyüzü fısıltıları bizi yakalıyor ve tüm olanları  gözle görünür hale getiriyor.

Asıl önemli nokta ise, horoskoplar incelendikten ya da danışmanlık aldıktan sonra, ’’Süreç ile nasıl başa çıkılmalı, hayatımızı daha kaliteli yaşınılır kılmak için neler yapabiliriz?’’, olmalı. Bu devre gökyüzünden çıkıp yeryüzünde devam eden bir süreç.

Unulmaması gereken nokta ise içimizdeki gökyüzünün her daim yanımızda olması. Bu gücün sonsuzluğu hissedildiğinde dünyevi arayışların kapısı kapatılıp ruhsal inziva dönemi başlıyor.

Ve insan , teslim olmanın inanılmaz hafifliğini yaşamaya başlıyor.

İLETİŞİM: guruseyyah@gmail.com